“Erasmus istediğin ülkeye gidebiliyor musun?” sorusu, Erasmus’a başvuran öğrencilerin en çok yanlış varsayımda bulunduğu konulardan biridir. Kısa ve net cevap şudur: Hayır, Erasmus’ta istediğin ülkeye doğrudan gidemezsin. Erasmus hareketliliği, bireysel tercihten ziyade üniversiteler arası anlaşmalara dayanır.
Erasmus programında ülke ve üniversite seçimini belirleyen en temel unsur, öğrencinin kendi üniversitesinin ikili Erasmus anlaşmalarıdır. Bir üniversitenin Erasmus anlaşması olmadığı bir ülke veya üniversiteye Erasmus kapsamında gitmek mümkün değildir. Öğrenci, yalnızca kendi üniversitesinin anlaşmalı olduğu kurumlar arasından tercih yapabilir.
Bu noktada önemli bir detay vardır: Erasmus’ta seçim “ülke” üzerinden değil, üniversite–bölüm bazlı yapılır. Yani bir üniversitenin İspanya ile anlaşması olması, her bölüm için geçerli olmayabilir. Anlaşmalar çoğu zaman bölüm veya fakülte özelinde düzenlenir.
Erasmus istediğin ülkeye gidebiliyor musun sorusunu etkileyen faktörler şunlardır:
– Üniversitenin mevcut Erasmus anlaşmaları
– Bölümün anlaşmalı olduğu üniversiteler
– Kontenjan sayısı
– Dil şartları
– Not ortalaması ve sıralama
Bu kriterler, öğrencinin tercih edebileceği ülke ve üniversiteleri doğrudan sınırlar.
Bazı öğrenciler, “Başka bir üniversitenin anlaşmasını kullanabilir miyim?” diye düşünür. Bu mümkün değildir. Erasmus anlaşmaları üniversiteye özeldir ve bireysel olarak başka bir üniversitenin kontenjanından yararlanılamaz.
Ancak öğrenci, kendi üniversitesinin anlaşmaları arasında birden fazla ülke varsa, tercih sıralaması yapabilir. Örneğin hem Almanya hem İspanya ile anlaşması olan bir bölümde okuyan öğrenci, bu ülkeler arasında tercih yapabilir. Bu durumda sıralama ve dil şartları belirleyici olur.
Erasmus’ta istediğin ülkeye gidememenin bir diğer nedeni de dil şartlarıdır. Bazı üniversiteler, ders dili gereği belirli bir dil seviyesini zorunlu tutar. Öğrenci bu şartı karşılamıyorsa, o ülke veya üniversite tercihi elenir.
Erasmus programı, her ne kadar öğrenci hareketliliğini teşvik etse de “serbest dolaşım” mantığıyla işlemez. Sistemli, kontenjanlı ve anlaşmalara dayalı bir yapı vardır. Bu yapı, kalite ve akademik uyumun korunmasını amaçlar.
Bu nedenle Erasmus’ta doğru soru, “İstediğim ülkeye gidebilir miyim?” değil, “Üniversitemin hangi ülkelerle anlaşması var ve bu anlaşmalar bana ne sunuyor?” olmalıdır.
Danışmanlık Yaklaşımı (Schengate Bakış Açısı)
Schengate, Erasmus istediğin ülkeye gidebiliyor musun sorusunu öğrencinin üniversite ve bölüm özelinde ele alır. Mevcut Erasmus anlaşmaları analiz edilir ve öğrencinin gerçekten ulaşabileceği seçenekler netleştirilir.
Schengate danışmanlık yaklaşımı, öğrencinin hayal kırıklığı yaşamasını önlemek için gerçekçi ve stratejik tercih planlaması yapar. Amaç, öğrencinin teoride değil, pratikte gidebileceği en doğru ülke ve üniversiteyi seçmesini sağlamaktır.