Schengen vizesinin süresi, 2026 yılı itibarıyla başvuru sahibinin seyahat planına, önceki vize geçmişine, Avrupa’daki uyumlu giriş-çıkış kayıtlarına ve konsolosluğun değerlendirme kriterlerine göre belirlenir. “Vize süresi ne kadar?” sorusunun tek ve sabit bir yanıtı yoktur; çünkü her başvuru bireysel olarak incelenir. Ancak genel uygulamalara bakıldığında, Schengen vizeleri 7 gün ile 5 yıl arasında değişen sürelerde verilebilir.
İlk kez Schengen vizesine başvuran kişilere genellikle seyahat süresine yakın bir geçerlilik tanınır. Örneğin, 5 günlük bir turistik seyahat için çoğu zaman 5–10 günlük tek girişli vize verilir. Fakat seyahat geçmişi güçlü olan, daha önce vize ihlali yapmamış ve Avrupa’ya düzenli giriş-çıkışları bulunan kişilerde bu süre çok daha uzun olabilir.
2026 yılında konsolosluklar, Schengen Vize Kodu’nun sunduğu çok girişli (MULT) vize uygulamalarını daha aktif kullanmaya başlamıştır. Bu sisteme göre, aşağıdaki süreler başvuru sahibinin geçmişine göre belirlenebilir:
- Tek girişli vizeler: Seyahat süresine yakın 7–30 gün
- Kısa süreli çok girişli vizeler: 3 ay geçerlilik (30–45 gün kullanım hakkı)
- 1 yıllık çok girişli vizeler: Düzenli seyahat edenlere
- 2 yıllık çok girişli vizeler: Schengen uyumlu geçmişi olanlara
- 5 yıllık çok girişli vizeler: Konsolosluk tarafından güvenilir görülen kişilere
Vizenin “geçerlilik süresi” ile “kalış süresi” arasındaki fark da çok önemlidir. Örneğin, vize 1 yıl geçerliliğe sahip olabilir ancak 180 günlük süre içinde maksimum 90 gün kalış hakkı tanır. Bu kural, Schengen Bölgesi’nin 90/180 gün uygulaması olarak bilinir ve tüm kısa süreli vizelerde zorunludur.
Vize süresini etkileyen en önemli kriterler arasında; maddi durumun belgelenmesi, seyahat amacının açık olması, güçlü Türkiye bağları, önceki Schengen vizelerinin sorunsuz kullanımı, doğru seyahat planı ve risk içermeyen başvuru profili yer alır. Başvuru dosyasındaki en küçük bir tutarsızlık bile vize süresinin kısaltılmasına neden olabilir.
Schengate, başvuru sahibinin geçmiş verilerini ve seyahat amacını analiz ederek en uygun vize stratejisini belirler. Böylece yalnızca vizenin onaylanması değil, mümkün olan en uzun geçerlilik süresinin alınması hedeflenir. 2026’daki güncel değerlendirme sistemine göre, doğru hazırlanmış dosyalar uzun süreli Schengen vitrine çok daha kolay ulaşmaktadır.
Kısacası, vize süresi belirlenirken konsolosluk sadece planlanan seyahati değil, başvuru sahibinin güvenilirlik düzeyini, geçmiş uyumunu ve gelecekteki olası seyahat alışkanlıklarını da değerlendirir. Bu nedenle başvuru sürecine profesyonel yaklaşmak, hem vize süresini uzatır hem de gelecekte daha uzun vizeler almanın önünü açar.